• BIST 73.391
  • Altın 132,849
  • Dolar 3,5219
  • Euro 3,7585
  • İstanbul 2 °C
  • Ankara -5 °C

Ford Ecotorq Motoru Seri Üretime Geçiş Töreni

Ford Ecotorq Motoru Seri Üretime Geçiş Töreni
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Işık:- "Sadece ürün ihraç etmeyeceğiz, bilgiyi de ihraç edeceğiz. Ar-Ge ve tasarımı burada yapacağız, gerekirse lisans hakkını ikinci taraflara vereceğiz ve adeta fikri mülkiyet ihracatı yapacağız"

- Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Işık:
- "Sadece ürün ihraç etmeyeceğiz, bilgiyi de ihraç edeceğiz. Ar-Ge ve tasarımı burada yapacağız, gerekirse lisans hakkını ikinci taraflara vereceğiz ve adeta fikri mülkiyet ihracatı yapacağız"
- "TÜBİTAK artık özel sektörle rekabet eden bir araştırma geliştirme kurumu olmayacak. TÜBİTAK, özel sektörü destekleyen, yönlendiren, önünü açan, özel sektöre iş paketi vererek kendi ayakları üzerinde durmasını sağlayacak bir kurum olacak"
ESKİŞEHİR (AA) - Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, "Sadece ürün ihraç etmeyeceğiz, bilgiyi de ihraç edeceğiz. Ar-Ge ve tasarımı burada yapacağız, gerekirse lisans hakkını ikinci taraflara vereceğiz ve adeta fikri mülkiyet ihracatı yapacağız." dedi.

Işık, Ford Otosan'ın Eskişehir'in İnönü Tesisleri'nde ürettiği Ford Ecotorq Motoru Seri Üretime Geçiş Töreni'nde yaptığı konuşmasına ocak ayında vefat eden Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç'u anarak başladı.

Ford'un yeni nesil motoru Ecotorq'un seri üretimine başlamasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Işık, şunları kaydetti:

"Ford'un küresel ağında 'ağır ticari dizel motor' çalışması sadece Ford Otosan'da yapılıyor. Ford Otosan, 3 kıtada toplam 60 ülkenin kamyon özelinde satış, organizasyon ve distribütör atama haklarına sahip. Ford Otosan, bu yeni motoru geliştirmek için 100 milyon dolarlık yatırım gerçekleştirdi. Bu proje kapsamında 36'sı yurt dışı olmak üzere toplam 69 patent başvurusu yapıldı. Ülkemizde geliştirilen Ecotorq motorların, yapılan bir lisans anlaşmasıyla, dünyanın en büyük kamyon pazarı olan Çin'de, JMC markalı araçlarda kullanılmak üzere üretileceğini öğrendim. Yine kamyonların şasi, kabin ve parçalarının teknolojisine ilişkin aynı firmayla bir lisans anlaşması daha imzalanmış durumda. İşte bizim Türkiye'de ulaşmak istediğimiz seviye aslında böyle bir seviyedir. Sadece ürün ihraç etmeyeceğiz, bilgiyi de ihraç edeceğiz. Ar-Ge ve tasarımı burada yapacağız, gerekirse lisans hakkını ikinci taraflara vereceğiz ve adeta fikri mülkiyet ihracatı yapacağız."

- ''Zira biz sadece büyümeye değil, sürdürülebilir büyümeye odaklanmak durumundayız"

Işık, Türkiye'nin artan terör saldırıları ile karşı karşıya olduğunu belirterek, özellikle Suriye ve Irak’ta yaşanan gelişmelerin, bölgede ciddi bir istikrar sorununa neden olduğunu kaydetti.

Türkiye'nin zorlu coğrafyada bulunan bir ülke olmasına rağmen, ekonomide olumlu gelişmeler yaşandığını vurgulayan Bakan Işık, "Yarın büyüme rakamları açıklandığında yüzde 4'ün biraz üzerinde bir büyüme rakamı göreceğimizi düşünüyorum. Dünya ekonomisinin içinde bulunduğu şartları düşünürsek, yüzde 4 civarında bir büyüme gerçekten de çok önemlidir. Özellikle son çeyrekten itibaren, sanayi sektörünün yeniden büyümenin lokomotifi olması ise daha da önemlidir. Zira biz sadece büyümeye değil, sürdürülebilir büyümeye odaklanmak durumundayız." diye konuştu.

Işık, sürdürülebilir büyümede ihracatın yüzde 95'ini gerçekleştiren sanayi üretimini hem nicelik hem de nitelik olarak geliştirmek zorunda olduklarını bildirdi. 

Bugün, üretimi sadece nicelik olarak değil, nitelik olarak da artıran bir yatırımın açılışını yapmanın mutluluğunu yaşadıklarını vurgulayan Işık, "Bakınız, geçtiğimiz yıl ülkemize yapılan doğrudan yabancı yatırım miktarı, bir önceki yıla göre yüzde 32,4 artış oranıyla 16,6 milyar dolara yükseldi. 2015'te kapanan şirket sayısı bir önceki yılla hemen hemen aynı seviyede kaldı ve 15 bin 822 olarak gerçekleşti. Açılan şirket sayısı ise bir önceki yıla göre yüzde 15 artarak 67 binin üzerinde gerçekleşti. Bunlar, Türkiye’de ekonomik istikrara duyulan güvenin göstergesidir.' ifadelerini kullandı. 

Bakan Işık, Türkiye'nin otomotiv sektöründe üretim ve Ar-Ge kapasitesini sürekli artırmasından büyük memnuniyet duyduklarını anlatarak, "Zira otomotiv sektörü, hem diğer birçok sektörü güçlendirmemizde hem de yeni teknoloji alanlarında söz sahibi olmamızda temel bir rol oynuyor ve oynayacak. Özellikle Sanayi 4,0'a adaptasyon sürecimizde otomotiv sektörünü bir öncü-sektör olarak görüyoruz. Zira nesnelerin interneti, sensör teknolojileri, yapay zeka, otomasyon gibi yeni teknolojilerin en fazla uygulama alanı bulacağı, ete kemiğe bürüneceği sektörlerin başında otomotiv sektörü geliyor. Bu nedenle, bu sektörde bugün yaşanan her gelişme, yarının Türkiyesiyle ilgili de ipuçları veriyor." şeklinde konuştu.

- "Otomotiv endüstrisinde, başta çevre-dostu teknolojiler olmak üzere radikal diyebileceğimiz değişiklikler yaşanıyor"

Türkiye'nin bugün dünyanın önemli otomotiv üretim merkezlerinden biri haline geldiğini dile getiren Bakan Işık, sözlerini şöyle sürdürdü:

"2015’te toplam üretim bir rekor kırdı ve 1 milyon 410 bine ulaştı. Araç üretim kapasitemiz ise 1 milyon 759 bine çıktı. 2015 verilerine göre, dünyada araç üretiminde 15'inci sırada, AB'de ise 5'inci sırada yer alıyoruz. 2014'e göre hem AB’de hem de dünyada bir sıra yükselmiş durumdayız. AB'de otobüs ve hafif ticari araç üretiminde birinci, kamyon üretiminde ise ikinci sıradayız. Geçtiğimiz yıl, küçük kamyon üretimimiz yüzde 42, kamyonet üretimimiz yüzde 31 ve ağır kamyon üretimimiz de yüzde 6 oranında artış gösterdi. Kamyon pazarı ise inşaat sektöründeki gelişmelerin de etkisiyle yüzde 7 oranında artış gösterdi. Son 10 yılda, kamyon pazarındaki ortalama artış yüzde 16 oldu. Yine geçtiğimiz yıl, kamyon ihracatımız da yüzde 10 oranında artış gösterdi. Bizim bu güçlü üretim kültürümüz ile iç ve dış pazarlarımızdaki gelişmeler, yeni dönemin ihtiyaçlarına uygun bir dönüşüm için çok değerli bir altyapı oluşturuyor. Otomotiv endüstrisinde, başta çevre-dostu teknolojiler olmak üzere radikal diyebileceğimiz değişiklikler yaşanıyor. Hem kamu politikaları hem tüketici tercihleri, firmaların birçok yeni zorlukla yüzleşmelerine neden oluyor. Özellikle AB’de yeşil üretimle ilgili çok sayıda yeni direktif uygulamaya giriyor. Ford'un geliştirdiği Ecotorq motor, hem mevcut kriterleri hem de bir sonraki direktifin getireceği kriterleri sağlıyor olması açısından da önem taşıyor. Bugün dünyanın önde gelen otomotiv üreticileri, Ar-Ge faaliyetlerini, özellikle coğrafi işaret sistemleri, otonom araç sistemleri, akıllı ulaşım sistemleri, araçlar arası iletişim gibi alanlara yoğunlaştırmış durumda. Türkiye'de faaliyet gösteren firmaların da bu alanlara yoğunlaşmasına çok büyük önem veriyoruz."

- ''Otomotiv endüstrisinde yerlilik oranını artırmamız için, motor ve aktarma organlarını üretmemiz büyük önem taşıyor"

Bakan Işık, 14 önemli eylemden oluşan Otomotiv Strateji Belgesi'ni artık son aşamaya getirdiklerini belirterek, "Önümüzdeki günlerde, bu belgeyi Resmi Gazete’de yayımlanması için Başbakanlığa göndereceğiz. Bursa'da kuracağımız otomotiv test merkezi için 54 milyon lira harcama yaparak kamulaştırmayı tamamladık. Fren test pistinin proje ihalesini sonuçlandırdık, yıl içinde yapım ihalesine de çıkacağız." diye konuştu.

Otomotiv sektöründe Ar-Ge çalışmalarının büyük önem taşıdığına dikkati çeken Bakan Işık, sözlerine şöyle devam etti:

"Ülkemizde kurulu 254 Ar-Ge merkezinin 56'sı yan sanayi ve 15'i de ana sanayi olmak üzere 71 tanesi otomotiv sektöründe faaliyet gösteriyor. Dikkatinizi çekiyorum, sadece Ford Otosan’ın 3 adet Ar-Ge merkezi bulunuyor. Hayata geçirdiğimiz Ar-Ge Reform Paketi ile hem bu Ar-Ge merkezlerinin etkinliklerini daha da artırmalarını hem de çok sayıda yeni Ar-Ge merkezi kurulmasını hedefliyoruz. Ar-Ge Reform Paketi’yle ilgili ikincil mevzuat çalışmalarımızı da inşallah en kısa sürede tamamlayacağız. Çok kapsamlı bir Üretim Reform Paketi üzerinde de çalışmalarımızı sürdürdüğümüzü ifade etmek istiyorum. Bu yıl ilk etabını faaliyete geçireceğimiz Bilişim Vadisi'nde yer tahsislerine başladık. Şu hususun altını çizmek istiyorum, Bilişim Vadisi, sadece yazılım, elektronik, bilgi teknolojileri gibi sektörler için kurulmuyor. Bilişim Vadisi, tüm sektörler için, tüm ekonomik faaliyetlerimizi geliştirmek için kuruluyor. Zira artık yazılım ve elektronik, bütün sektörlerin kalbinde yer alıyor. Mesela 2030 yılında, bir aracın maliyetinin yarısını otomotiv elektroniği oluşturacak."

Bakan Işık, otomotiv sektöründe gerçekleştirecekleri en önemli çalışmalardan birinin de sektörle birlikte Motor Mükemmeliyet Merkezi'ni kurmak olacağını anlattı. 

Otomotiv endüstrisinde yerlilik oranını artırmak için, motor ve aktarma organlarını üretmenin büyük önem taşıdığına değinen Işık, şunları kaydetti:

"Türkiye'de motor üreten firmalarımız, ürettikleri motorları genellikle kendi araçlarında kullanıyor, ölçek ekonomisinden uzak bir üretim yapıyor. Bu nedenle, maliyetler artıyor, üretim hacmi ve satışlar düşük seviyede kalıyor ve yüksek maliyetli Ar-Ge yapmak mümkün olmuyor. Geçtiğimiz yıl, otomotiv yan sanayinin toplam ihracatı 8,6 milyar dolar iken motor ihracatımızın sadece 222 milyon seviyesinde kalması tabloyu ortaya koyuyor. Motor Mükemmeliyet Merkezi’nde yapılacak çalışmalarla, motor ve aktarma organı üretme kabiliyetimizi artıracağız. Yakıt sistemi, silindir, biyel, krank, elektronik sistemler ve şanzıman gibi parçaların tasarlanması için gerekli test ihtiyaçlarını bu merkezde karşılayacağız. Motor Mükemmeliyet Merkezinde, bir motorun tasarımından prototip üretimine kadar yapılması gereken tüm testler yapılabilecek. İnşallah bu yıl içinde bu tesisimizin temelini atmayı ve hızlı bir şekilde faaliyete geçirmeyi hedefliyoruz."

- "TÜBİTAK artık özel sektörle rekabet eden bir araştırma geliştirme kurumu olmayacak"

Işık, özellikle otomotivde gelinen noktadan sonra gelecek dönemde bu rekabet gücünü kaybetmemek için bir dizi çalışmayı gerçekleştireceklerine değindi. 

Bu hafta Meclis'e sevk edecekleri "Patent Yasası'' ile Türkiye'nin gerçekten son derece çağdaş, modern bir fikri mülkiyet hakların yasal çerçevesi olacağını anlatan Işık, "Üretim reform paketi ile geleceğin üretimine doğru ciddi şekilde yoğunlaşacağız. Artık Türkiye'nin üretimi mutlaka ama mutlaka Ar-Ge ve inovasyona dayalı olmalı. Artık sürümden kazanan bir üretim anlayışıyla gidecek fazla yerimiz yok. Daha katma değeri yüksek ürünler üretmeliyiz. Bunun içinde Türkiye'nin Ar-Ge ve inovasyon eko-sistemini çok daha geliştirecek son derece önemli adımları önümüzdeki süreçte atacağız. Bunlardan en önemlilerinden biri TÜBİTAK'ın yeniden yapılandırılması olacak." ifadelerini kullandı.

Bakan Işık, TÜBİTAK'ın Ar-Ge faaliyetlerinin artırılacağını dile getirerek, konuşmasını şöyle tamamladı:

"TÜBİTAK artık özel sektörle rekabet eden bir araştırma geliştirme kurumu olmayacak. TÜBİTAK, özel sektörü destekleyen, yönlendiren, önünü açan, özel sektöre iş paketi vererek kendi ayakları üzerinde durmasını sağlayacak bir kurum olacak. Peki 'TÜBİTAK ne yapacak?' derseniz. TÜBİTAK sistem entegrasyonunda uzmanlaşacak. Bir projenin bütün sistem entegrasyonu konusunda TÜBİTAK yetkinliğini daha da artıracak. TÜBİTAK proje yönetimine odaklanacak ve özel sektörün yapamayacağı temel Ar-Ge'ye odaklanacak. Temel fizik, temel kimya, temel ideoloji ile TÜBİTAK'ın Ar-Ge faaliyetlerini artıracağız. Aynı şekilde TÜBİTAK özel sektörle birlikte nitelikli Ar-Ge'ye yoğunlaşacak." 

Programa, Eskişehir Valisi Güngör Azim Tuna, Bilecik Valisi Ahmet Hamdi Nayir, AK Parti Eskişehir Milletvekili Harun Karacan, CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, İnönü Belediye Başkanı Kadir Bozkurt ve çok sayıda davetli katıldı.

Tören, Bakan Işık, Ford Otosan Yönetim Kurulu Başkanı Ali Koç ve beraberindekilerin fabrikayı gezmesiyle sona erdi.

Etiketler:
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Nakit Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 212 3545454 Faks : +90 212 356 47 88