• BIST 73.391
  • Altın 132,849
  • Dolar 3,5219
  • Euro 3,7585
  • İstanbul 2 °C
  • Ankara -5 °C

Petrolde Kritik Zirve

Petrolde Kritik Zirve
Petrol fiyatlarının önümüzdeki süreçte seyrini belirleyecek olan kritik aya girdik. Bu ayın gündemi 17 Nisan'da yapılması planlanan OPEC ve OPEC dışı üretici toplantısı.

 

Petrolde Kritik Zirve
Petrol fiyatlarının önümüzdeki süreçte seyrini belirleyecek olan kritik aya girdik. Bu ayın gündemi 17 Nisan'da yapılması planlanan OPEC ve OPEC dışı üretici toplantısı. 
2014 yılının ortalarında 115 dolar civarında seyreden varil başına petrol fiyatı, aradan geçen 18 ayın ardından yüzde 75'den fazla değer kaybederek, 26 dolar seviyelerine kadar gerilemişti. Bu noktada ise devreye Venezuela, Rusya gibi ülkeler girerek, en azından fiyatları bir miktar artıracak bir formül arayışına başladı.
Zirveden dibe, petrol fiyatları
Bilindiği üzere OPEC, sektörün en önemli karteli konumunda. Kartel eskiden, üyelerinin üretimi teknik kapasitenin altına düşürmesi sayesinde arzı kısıp varil fiyatının artmasını sağlayabiliyordu. Ama OPEC, artık eskisi kadar güçlü değil. Küresel üretimin sadece yüzde 40'a yakınını karşılayabiliyor. Kaybettikleri pazar payını tekrar kazanmak isteyen OPEC'in bu dönemdeki yeni stratejisi, planlı olarak üretim miktarını artırıp rakiplerin fiyat rekabetine ne kadar dayanabileceğini görmek.
OPEC'in piyasadaki rekabet ettiği ülkelerden biri Amerika. Amerika beklenilenin aksine petrol üretimini azaltmadı, hatta son 50 yılın en yüksek üretim miktarına ulaşarak, Suudi Arabistan ve Rusya'nın ardından üçüncü petrol ülkesi haline geldi. Petrolünün yarısını hidrolik kırma denilen pahalı yöntemle çıkarıyor. Piyasada 'kaya gazı' olarak bilinen bu yüksek maliyetli petrolü kovmak için Suudi Arabistan önderliğindeki OPEC, var gücüyle petrol çıkarıp satarak varilin fiyatını aşağı çekmeye çalıştı.
Petrolün 26 dolara yolculuğunda, İran'ın piyasaya tekrar girmesi de etkiliydi. Nükleer programına ilişkin yaptırımları 4 yıl aradan sonra kalkan İran, petrol üretim hızını artırdı. İran Devlet Başkanı günlük üretim miktarı 4 milyon varile çıkana kadar üretimi artırmaya devam edeceklerini söyledi. İran'ın da oyuna dahil olmasıyla, petrol piyasası adeta arz fazlasına boğuldu.
Fazla arza karşın talep tarafındaki bozulmalar da fiyatlamalar üzerinde etkili oldu. Çin büyüme hızının tahminlerin gerisinde kalması, Avrupa ekonomisinin toparlanamaması ve sanayi ülkelerinin petrol tüketimi ile ekonomik büyüme arasındaki bağlantıyı ortadan kaldırma çabaları, petrol talebindeki daralmanın nedenleri arasındaydı.
Tüm bu faktörlere ek olarak Ortadoğu'da 'Arap Baharı'yla sekteye uğrayan üretimin tekrardan artması ve Atlantik'in her iki yakasında yeni rezervlerin bulunması ile Brent tipi petrol 27.10 dolar, ham petrol ise 26.05 dolar ile son 13 yılın dip seviyesini gördü.
Dipten çıkış
Petrol fiyatlarının düşüşünden en kötü etkilenen OPEC üyesi Venezuela. Ekonomisi neredeyse tamamen petrol ihracatına bağlı. Gerileyen petrol fiyatları ile kamu borcu yükselen ülke iflasın kıyısına yaklaştı.
Dünyanın en büyük petrol üreticilerinden Rusya için de petrol fiyatlarındaki düşüş büyük sorun yarattı. Ülke gelirinin büyük bir kısmı petrol ve gaz ihracatına bağlı. Petrol fiyatlarındaki sert düşüş, Rus ekonomisinin 4 çeyrek üst üste negatif büyümesine ve Ruble'de değer kaybına sebep oldu.
Uzun uğraşlar sonucu bu iki ülkenin ara bulucuk faaliyetleri sonuç verdi. 16 Şubat'ta Katar'ın başkenti Doha'da Suudi Arabistan, Rusya, Venezuela ve Katar Enerji ve Petrol Bakanları bir araya geldi ve toplantı sonrası, büyük üreticilerin de uygulaması şartıyla, petrol üretimlerini Ocak ayı seviyesinde dondurmaya karar verildiği açıklandı. Haberin piyasadaki etkisi olumluydu ve petrol fiyatlarında sert yükseliş gözlemlendi. 
Yükselişin kalıcı olabilmesi, bütün üreticilerin koordineli bir şekilde üretimi azaltması ile mümkün olacaktı. Bu sebeple Venezuela ve Rusya Petrol Bakanları Tahran'da İran ve Iraklı Bakanlar ile bir araya geldi. Yapılan görüşme sonrası İran'ın tavrı netti. Petrol üretimi yaptırımları öncesi seviyeye ulaşmadan üretimde artış devam edecek. Ayrıca İran, petrol fiyatlarındaki çöküşün sorumlusu olarak üretimi ölçüsüzce artıran Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerini gösterdi. 
2016 Uluslar Arası Enerji konferansında da İran Petrol Bakanı'ndan benzer bir tepki geldi. Ocak ayı üretim miktarlarının 1 milyon varil olduğunu, diğer üreticilerin 10 milyon varilde, kendilerinin ise 1 milyon varilde üretimi sabitlemelerinin mümkün olmayacağını, bu sebeple öneriyi komik ve saçma bulduğunu belirtmişti. 
İran'dan gelen olumsuz açıklamalara rağmen, anlaşmanın olacağı beklentisiyle petrol fiyatları yükselişini sürdürdü.
Toplantı tarihi belirlendi
Katar Petrol Bakanı yaptığı yazılı açıklamada, OPEC üyesi ve OPEC üyesi olmayan büyük üreticilerin 17 Nisan'da Katar'ın başkenti Doha'da toplanacağını belirtti.  15 ülkenin girişimi desteklediğini ifade eden Bakan, söz konusu ülkelerin küresel üretimin yüzde 73'ünü gerçekleştirdiğini bildirdi. Ayrıca ülkesinin üreticileri diyaloğa teşvik etme yönündeki çabalarının süreceğine işaret etti.
Verilen bir imtiyaz ile İran sorunu da çözüme ulaştı. İran'ın toplantıda yer alacağı fakat üretimin dondurulması yönünde bir anlaşmaya taraf olmayacağı, ancak günlük üretim miktarı 4 milyon varile ulaştıktan sonra üretimi donduracağı ifade edildi.
Anlaşma için ortak zemin bulunması ile petrol fiyatları 40 doların üzerinde seyrediyordu. Ta ki geçtiğimiz haftanın son gününde Suudi Arabistan Prensi'nin yaptığı açıklamaya kadar. Suudi Arabistan Prensi Muhammed Bin Salman, İran ve diğer tüm üreticilerin kabul etmesi halinde üretimi dondurabileceklerini belirtti. Aksi durumlarda ise üretimi artırmaya devam edeceklerini söyledi. 
Petroldeki düşüş sebebiyle tarihinin en yüksek bütçe açığını veren ve kredi arayışlarına giren Suudi Arabistan'dan böyle bir açıklama gelmesi kafaları karıştırdı. Tüm ülkeler bir anlaşma zemini bulmuşken yapılan bu olumsuz açıklama için iki sebeb düşünülebilir.
İlki, Suudilerin petrol arıtma şirketi olan Aramco'nun özelleştirilmesiyle elde edilecek 2 trilyon dolara güvenmesi. Dünyanın en büyük fonu olacak Kamu Yatırım Fonu ile önümüzdeki 20 yıl içerisinde ülke ekonomilerinin petrole bağımlılığından kurtulacağını düşünüyorlar.
İkinci sebep ise, Şii din adamının idam edilmesiyle sorun yaşadığı İran üzerinde üretim baskısı yaratmak. Suudi Arabistan'ın olmadığı bir anlaşma düşünülemez. Bunun bilen Suudiler, ön şart olarak İran'ın da anlaşmada yer almasını istiyor. Fakat toplantıya sayılı günler kala, Suudilerin bu kararında çok da ısrarcı olmayacağı düşünülebilir.
Toplantıdan beklentiler
Suudi Arabistan Prensi'nin yaptığı açıklama dışında şu anda, anlaşma konusunda bir problem gözükmüyor. Yine Rusya ve Venezuela'nın faaliyetleri ile Suudi Arabistan'ın da üretim dondurulması konusundaki duruşu devam edecektir. Ve yapılan onca görüşmenin ardından ülkeler, Doha'dan anlaşmadan ayrılmayacaktır. Peki anlaşma petrol fiyatlarına istikrar kazandıracak mı? Bir sürecin başlangıcı olarak düşünürsek evet. Ülkelerin düşen fiyatlar sebebiyle full kapasite üretim yapması, Ocak ayı seviyesinde sabitleme anlaşmasını aslında tamamen anlamsız kılıyor. Ama artık iletişim kanallarını açmış olacak olan ülkeler, önümüzdeki süreçte üretim miktarını kademeli olarak düşürerek piyasadaki arz fazlasını törpüleyebilir. 
Arz tarafındaki yaşanacak gelişmeye karşın; talep tarafı da, fiyatlardaki istikrar için son derece önemli olacak. Çin ekonomisinin büyümesine yönelik endişeler devam etse de, ekonomideki inişin beklenen kadar sert olmayacağı ifade ediliyor. Son dönemde, dünyanın yeni lokomotifi olma yolunda ilerleyen Hindistan'a da bir parantez açmamız gerekiyor. Ülke 2013 yılından bu yana yüzde 7'nin üzerinde büyüme performansı sergiliyor. Başlıca ithalat kalemi ise ham petrol ve petrol gazları.  ABD ve Çin'in ardından petrol ithalatında üçüncü olan Hindistan, OPEC'e 'fazla petrolünüzü biz alırız' çağrısında bulundu. Bu ülke ekonomisindeki istikrarlı görünümün devamı, talep tarafını canlı tutacaktır.
Uluslararası Enerji Ajansı yayımladığı son raporunda ise, günlük petrol talebinde 1.2 milyon varillik bir büyüme öngörüyor. Talepte bu seviyeye ulaşılması ve ya aşılması ve üretici ülkelerin de üretim miktarını kademeli olarak azaltması halinde ilerleyen dönemde petrol piyasasında daha dengeli bir görünüm ortaya çıkabilir.

 

 Işık FX Araştırma Departmanı
 Işık Menkul Değerler A.Ş. 
 www.isikfx.com

    

                                          ***
                                      Yasal Uyarı
 
 Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.Yatırım danışmanlığı hizmeti ; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır.Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabılır.Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Nakit Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 212 3545454 Faks : +90 212 356 47 88